TESLİMİYET VE AHDE VEFA

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 20.09.2026 02:42
YAZI
A

Hicri, kameri aylardan Zilhicce’nin 10. Günü yani 20 Temmuz Salı günü Kurban Bayramı’nı İnşallah hep birlikte idrak edeceğiz.

                Dini bayramlarımızın ikincisi olan Kurban Bayramı; ahde vefanın, teslimiyetin nişanesi, büyük imtihanın neticesinde tüm Müslümanlara Mevla’mızın ilahi mükafatıdır.

                Kurban; kurbiyet yakınlık kurmaktır. Kesmiş olduğumuz kurbanlarımız sebebi ile Mevla’mız ile yakınlık kurabilmektir. Kurbanda esar-ı ilahi vardır. Hz. İbrahim’in ahde vefası, Hz. İsmail’in sadakat ve teslimiyeti kurbanın ruhudur.

                Kazalardan belalardan ibadetlerimiz, kurbanlarımız, sadakalarımız sebebi ile necat bulabiliriz. Müslüman kardeşlerimiz, kurban kesme imkanı bulmuşsa kurban kesmeli, akacak kan bizlerin kanına bedel olarak yer yüzüne dökülür. Kim ki zengin, kurban kesme imkanı var ancak kurban kesmemiş ise onun ve ailesinden bir şekilde akacak kan çıkar.

                Her mü’min kardeşim, kurban kesmenin yollarını aramalı, bir nevi kurbanlarımız sebebiyle, kendimize ve ailemize manevi sigorta yaptırmalıyız. İmkanımız geniş ise ailedeki her ferdimiz için de kurban kesmeliyiz. Niyetimiz sadece ve sadece rıza-i ilahi olmalıdır. Geçmişlerimiz için de kurban kesebiliriz. Umulur ki o kurban sebebiyle onların günahları affolunur, azap içindeyseler azapları hafifler.

                Kurban paylaşmaktır. Yoksulları gözetmektir. Dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanları hatırlamak, kurban bağışlarına destek vererek kardeşliği pekiştirmektir.

                Kalbimizde dünyaya yönelik sevgiler (evlat, mal…) mekan tutarsa Hz. İbrahim gibi İsmaillerimizden vazgeçemezsek; imtihanımız şiddetli olabilir. Hz. Yakup, oğlu Hz. Yusuf’a o kadar düşkündü ki Mevla’mız Yusuf’undan uzak kıldı. Ne zaman hatasını anladı. Tekrar vuslat gerçekleşti.

                Sadece Kurban Bayramı’nda kurban kesmek yeterli olmayabilir. Tüm sevdiklerimizi onun yolunda adeta kurban edebilirsek, o zaman Yüce Yaradan’ımıza yakınlaşmış kalbimizde sadece O’ nun sevgisine yer açmış oluruz.

                Bu minvalde yerel yönetimlere, Müslüman kardeşlerimizin kurban ibadetlerini en güzel şekilde eda edebilmeleri için büyük hizmetler düşmektedir. Mensekler yani kurban kesim alanları, hijyen bakımından üst düzeyde, donanımlı olmalı. Klasik pazar yerlerindeki uygun olmayan görüntüler yaşanmamalı.

                Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimlerce desteklenmeli, gönül huzuru içerisinde kurbanların kesilmesi, kurban ibadetinin usullerine uygun ifa edilmesi  sağlanmalı.

 

 

                Hülasa; kurbanlarımız, Rabbimize teslimiyet ve bağlılığımızın nişanesidir. En güzel şekilde, hulusi kalp ile eda edebilmenin gayreti içerisinde olabilmeliyiz.

                Belediyeler de bu ibadetin ifasında, halkımıza ve sivil toplum kuruluşlarına desteğini esirgememelidir.

                Mevlam; kesmiş ve kesecek olduğumuz kurbanlarımızı makbul eylesin. Bayramımız; hayırların fethine, şerlerin define vesile olsun… Amin…

                Bu vesile ile İslam Alemi’nin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.

 

ETİKETLER: