OLMAZ DEMEYİN
Eğitimci arkadaşım; evdeki kaktüsün çiçek açtığını söyleyip, resmini gösterince; hemen zihnimde şu düşünceler belirdi.
Dikenli, yapraksız, dalsız bir kaktüs bitkisinin gözümüze, gönlümüze hitap eden, neşelendiren huzur veren çiçekleri tam bir ibretlik durum…
Çocuklarımız da böyledir. Onlardan bir şey olmaz mantığı asla geçerli değildir.
Eğitim - öğretim yılı yüz yüze başladı. 6 haftasını da geride bıraktık. Kişiye özgü eğitim modeli ile her çocuğumuzdan azami fayda sağlamak mümkün...
Her bir çocuğumuz bizim için çok değerlidir. Başta aile olmak üzere okullarımız, çocuklarımızın yeteneklerini köreltici değil ortaya çıkaran, yön veren, gizli yeteneklerini keşfeden konumda olmalıdır.
Kaktüs bitkisinde bile bizler için büyük ibretler vardır. Kainata dikkatli gözle bakabildiğimiz takdirde nice ibret alabileceğimiz, harikulade manzaralarla her daim karşılaşırız.
Bizim eğitim sistemimiz gizli yetenekleri ortaya çıkaran metodoloji içermiyor. Toptancı eğitim anlayışı hakim. Kişiye özgü eğitim yöntemi benimsendiği takdirde aynen kaktüs bitkisinde olduğu gibi mis kokulu, çevresine varlığı ile huzur veren fertler yetiştirmek mümkündür.
Herkes aynı yeteneğe, ilgi ve isteklere sahip değildir. Eğitimde kavrama noktası vardır. Nasıl ki aracımızı hareket ettirebilmemiz için debraj, gaz ayarını iyi yapıp sarsmadan harekete geçirmemiz mümkünse evlatlarımızı da iyi tanıyıp, ilgi ve yeteneklerini keşfettikten sonra eğitim sürecine adapte etmemiz mümkündür.
Eğitim sürecinde iletişim, anahtardır. İyi bir iletişim etkileşimin önünü de açar.
Görüntüsünü beğenmediğimiz, olmaz dediklerimizden mis kokulu çiçekler yetiştirmek elimizde, görüntü var ama işlenmemiş, sulanmamış, emek verilmemiş ise değil mis kokulu çiçekler, ancak ve ancak dikenli çalılardan başka bir şey yetiştiremeyiz.
“Senden adam olmaz” mantığı eğitimin ilgi alanı olmayıp; doğru bir anlayışla nice cevherler keşfedilebilir.
Hülasa; balıkları uçmaya, kuşları yüzmeye mecbur etmezsek, eğitim- öğretimde istenilen seviyeye rahatlıkla ulaşmamız mümkündür.

