HAYAT MEKTEBİ
Hayat mektebinde hepimiz mecburi talebeleriz. Hayata dair ne varsa bu mektep bize istesek de istemesek de öğretiyor.
Zorluklarla mücadele etmeyi, sabretmeyi öğretiyor hayat mektebi…
Alın teri ile kazanmanın kutsiyetini bize talim ettiriyor.
Tecrübe edine edine doğruya, güzele ulaştırıyor hayat mektebi… Hakiki dostları hayat mektebi ile kazandığımız gibi dost bilip, sinsice yaklaşan menfaatperestleri de acı olarak öğreniyoruz.
Makamın, koltuğun insanları nasıl değiştirdiğini; şekilden şekle girenleri uzaktan izlettiriyor. İkiyüzlüleri, sahte gülüşleri, kuyunu kazanları gün be gün o mektepte okuyor ve yazıyoruz.
Acıyı, mutluluğu, sefayı, cefayı, umudu, tükenmişliği, hasbiliği, harbiliği, kardeşliği hayat mektebi ile anlık yaşıyoruz.
Öyle bir mektep ki hayat felsefemize göre talim etsek bile harici ve dahili unsurlar; sınıfta kalmamıza elleri kızarana kadar alkış tutuyorlar.
Dahili unsurlar en başta kendi nefsimiz; mektebin kurallarından uzak kılmak için efor üstüne efor harcıyor. İnsanlık tabirinden uzak, nefsin esiri olmuş bencil bir talebe hiç muvaffak olabilir mi?
Dış unsurlar şeytan ve şeytanlaşmış insanlar, münafıklar, yüze gülenler, fitneci başılar… mektebimizi dinamitlemekte, talim ve tedrisatı engellemekte hayat mektebinden başarısız olarak diploma almamız için hile ve desiselerle adeta güzelim hayatımıza ipotek koymaktalar.
Hayat mektebi insanı öyle olgunlaştırır ki; bazen bu olgunlaşma iş işten geçtikten sonra 70’şine merdiven dayayınca tahakkuk ediyor. Hayat mektebi insanları öyle öğütür ki çarkı sürekli işler. Dinamik olamayan, dahili ve harici parazitleri fark edemeyen külliyen yok olur gider.
Hülasa; hayat mektebi, bizlere anı dolu dolu yaşatabiliyorsa, anlık sınavlarımızdan güzel not alabiliyorsak; sabırlı, kanaatkar ve azimle mektebin hakiki talebesi olabiliyorsak ne mutlu bizlere!
Selam; hayat mektebinin hakiki talebeleri üzerine olsun.

