SOSYAL YARALARIMIZDAN

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 22.09.2026 02:01
YAZI
A

Trafikte, özellikle ışıklı uyarı cihazlarının olduğu kavşaklarda;  mendil satmak veya dilenmek, trafiği tehlikeye düşürmekte, aynı zamanda bunu meslek haline getirilerek insanların saf duyguları sömürülmektir.

        Hepimiz bu durumdan fazlası ile şikayetçiyiz. Tam kırmızı ışıkta durduğunuz an camınız tıklanmakta, mendil, su, çiçek vb. ürünler satılmakta ya da kucağında küçük bir çocuk, elleri ayakları üşümüş vaziyette yardım dilemektedirler.

***

        Yapılan işin yeri bu tür davranışlar için asla uygun değildir. Sürücülerin dikkati dağılabilmekte, kazalara sebebiyet vermektedir. Kurallar herkes için olmalıdır. Trafiğin can alıcı noktasında bu gibi davranışlar hiç şık değildir.

Dilenmeyi alışkanlık haline getirenleri kusura bakmayalım, biz kendi ellerimizle alıştırıyoruz. Vermesek ne olur acaba? Kendi kabiliyetlerine uygun bir iş tutarlar belki.

Çevremizde engelli olup, yardıma muhtaç kimseler muhakkak vardır. Öncelikle mahalle muhtarları mahallesinde bu tür yardıma muhtaç kimseleri belirlemelidir. Devletimizin asli görevlerinden birisi de gerçek ihtiyaç sahiplerini korumak ve kollamaktır. Muhtarlar, mahallelerinde devletin gözü kulağı olmalı ki dilenmeye ihtiyaç kalmasın.

***

Hz. Ömer’in hikayesi malum. Uzun uzun yazmaya hacet yok. “Yetim Çocuklar ve Yaşlı Ninesi” bu yaşanmış olayda  “Halife ise durumumuzu bilmeli…”  sözü var ya hepten bittiğimizin bir  ilânıdır.

Çevremizdeki muhtaçlara duyarlı olsak, trafikte bu tür görüntüleri yaşar mıyız? İyi bir eğitim ve doğru bir istihdam politikası bu tür meselelerimizi asgari düzeye indireceği kanaatindeyim.

***

Trafikte onlara prim vermesek, görmezden gelsek doğru olabilir mi? Diye düşünmüyorum değil. Ah! Şu küçük yavruları kucaklayarak, yalın ayak, üzerlerinde doğru dürüst kıyafet olmadan saatlerce dilenen kimseler yok mu?

Sosyal yaralarımız o kadar çoğaldı ki iyi tabiplerimiz olmalı… Yaralarımıza merhem sürmeli, esaslı tedavi yapılmalıdır.

        Hülâsa; devletimiz ve yerel yönetimler bu noktada inisiyatif almalı, meslek haline getirenleri ayıklamalı, gerçekten mağdur olanları korumalı ve kollamalıdır.

ETİKETLER: