ACİL, ACİL, ACİL!

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 02.06.2026 13:16
YAZI
A

Bazen radyodan, televizyonların alt yazısından acele kan arandığını üzülerek dinler ve izleriz. Duyarlı insanlar, tanımadığı bilmediği hastalara derman olmak için koşuverirler…

                İnanın dostlarım, her tarafımız sapı sapır dökülüyor. Acil el atılması gereken o kadar çok meselelerimiz var ki acil kan bekleyen hastalardan daha acil olan, yangında birinci öncelikle kurtarılmayı bekleyen biçarelere derman olabilecek anlayışa şiddetle muhtacız…

***

                Uyuşturucu bataklığına sürüklenen binlerce çocuğumuz; el atılıp, bataklıktan çıkarılmak için sessiz çığlık atıyor… Kimisi göz göre göre uyuşturucunun etkisi ile yol kenarında, kaldırımlarda, köprü atlarında, terk edilmiş meskenlerde çırpına çırpına can veriyor.

                Hepimiz suçluyuz efendiler! Bu gençleri bataklığı sürükleyen sebepler nelerdir?

                Her gün onlarca cinayet. Millet toptan cinnet geçirmiş vaziyette… çıkmazlara sürüklenen, akl-ı selimden uzaklaşan, nefsin esiri oluvermiş,  frenleri tutmayan kimseler; çıkmazlardan kurtuluş yolunu, en sevdiklerine, yakınlarına kurşun yağdırmakta buluyor.

***

                Haberlerde izleye izleye sıradanlaşan acil çığlıklara kim kulak verecek, sıra ne zaman gelecek?

                Öz annesini, babasını, eşini, çocuklarını, komşularını... gözünü kırpmadan hayattan koparan bir nesil, nasıl meydana geldi? Eşine ve çocuklarına kurşun yağdıran baba müsveddeleri nasıl çoğaldı?

                Trafikte kazaya uğramış insanları bile kameraya kaydetmeye çalışan insanlar var oldukça acil çığlıklara kim kulak verebilir?

                Bir komşumuzun öldüğünü cesedi kokmaya başlayınca anlıyorsak acele insanlık aranıyor… İnsanlık nereye hicret etti?

***

                Komşumuza değil selam vermek; ismini, cismini dahi öğrenmemişsek vay halimize!

                Milletimizin manevi değerleri gün be gün örselenirken, küresel dünyanın kokuşan hayat biçimi, bizi sarıp sarmalıyorsa acil çığlıklar kulaklarımızı sağır etmesine rağmen hiç duyabilir miyiz?

                Hülâsa; acil çığlıklar o kadar çok ki duyabilene, koşabilene, çözüm üretebilene aşk olsun.

ETİKETLER: