İNSAN VE ŞEHİR
“İnsan ve şehir” bu iki kelime bütünleşip, uyumlu hale geldiği vakit şehirler; özlenen sevilen, tutku ile bağlanılan hayat alanlarına dönüşür.
Çoğunlukla insana, kocaman bir şehir dar gelir.
İnsanın bazen alıp başını, dağlara gidesi geliyor. Şehrin kalabalığı, trafik keşmekeşi, gürültü, hızlı ve tek düze hayat, bencillik, her türlü yozlaşma, gerçekten çekilmez hale geliyor.
Suların şırıl şırıl aktığı, kuş cıvıltılarının ortamı kapladığı, mis gibi kekik ve rengarenk çiçek kokularının geldiği ormanda, minik bir dağ evinde tek başına…
***
Öncelikle ruhumuzu tüm benliğimizi arındırmak, beynimizdeki negatif kısa ve uzun vadeli düşünceleri, ortamın sessizliği ile deşarj etmek, çok ama çok iyi gelecek. İnsan tabii olarak, cemiyetle birlikte hayatını sürdürmektedir. Ama yaşadığımız çağ; ruhumuzu ve zihnimizi belirli periyotlarla arındırmaya, yalnızlık ve sessizliğe muhtaç etmektedir.
Zaman zaman herkesten duyduğumuz; “Alıp başımı dağlara çıkacağım.” ifadesi, kalabalık şehirlerde yaşayanlar için elzem hale geliyor. Müsamaha, saygı, sevgi içerisinde, insanca, bir ve beraber, güzel ülkemizde, paylaşarak yaşayamadıktan sonra, insan ferdi olarak takılası geliyor. Hırs - ihtiras; gözlerimizi kör hale getirmiş; sadece ben algısı kalbimizi mühürlemiş; hiçbir şeyi göremez hale getirivermiş; ruhumuza koca bir şehir dar geliyor artık.
***
Zihnimiz o kadar dolmuş ki, fabrika ayarlarına dönmek bile mümkün olmayabiliyor. Ama bir şekilde fabrika ayarlarına dönmek lazım, dönemezsek, ruhumuzu arındıramazsak, bir gün yanardağ gibi volkanlarından lavlarını püskürtür. Önce çevremizi, sonra için için bizi yakar.
Alıp başımızı gidemediğimize göre; tefekkür gibi bir nimete sahibiz. Tefekkür; sessiz ve yalnız ortamda, kendimizi denetleme ve değerlendirmedir. Ruhumuzu temizleme, zihnimizdeki çöp kutusunu boşaltmak, bütün olumsuz ve lüzumsuz kavramları kalıcı olarak resetlemektir. Fabrika ayarlarını tekrar yüklemektir. Müsamaha, saygı, sevgi, sabır, şükür, hamd, kanaat, samimiyet, kardeşlik, paylaşmak ve tüm güzel ahlak yazılımlarını temin ederek, kalıcı olarak yüklemektir.
***
Geliniz ey dostlar, canlar; hep birlikte alıp başımızı dağlara gitmeden, tefekküre dalalım, kalbimizi ruhumuzu ve zihnimizi çekaptan geçirelim. Fabrika ayarlarını yeniden yükleyelim.
Yaklaşık bir yıldır süren pandemi, hepimizi ayrıca bunaltıp, yıprattı. Sessiz ve sakin hayat alanları bu dönemde iyice değer kazandı.
Hülasa; özlenen şehirlere ulaşmak ümidi ile… gönül huzuru, sağlık ve afiyet içerisinde nice günlere…

