DOĞA DOSTU BELEDiYECiLiK
Tabiatla iç içe bakir hayat alanları, hepimizin en büyük özlemidir.
Belediyeler; tabiatla bütünleşerek, doğa dostu belediyecilik anlayışını hakim kılabildikleri ölçüde, çevreye karşı sorumluluklarını yerine getirebiliyorlar demektir.
Yer - gök betonlarla donatılmış, gözümüz yeşile hasret ise doğa dostu belediyecilikten söz edebilir miyiz?
Şehirler içerisine yapay parklar, havuzlar, göletler… yapabilirsiniz lakin doğa dostu olamazsınız.
***
Şehirleşirken, vahşice tabiatın orijinalliğini bozarak, en gözde tabii güzelliklerimizi dahi berbat ettiysek; cennet vatanımıza haince yapılan suikast girişimine alet olmuşuz demektir.
Doğa, sadece gözü doymak bilmeyen insanlara ait değildir. Tüm canlıların ortak hayat alanıdır. Şehirleşirken onları yok sayamayız. Şehirleşmenin özü medenileşmekle eşdeğer iken; vahşileşmek ise canileşmekle eşdeğerdir. Ha bir insanı katletmişsiniz ha ağaçları keserek dubleks, tripleks…binaları ormanın bağrına hançer gibi saplamışsınız.
Nerede deniz manzaralı sahil varsa, bir de ormanlık alan ise rantiyecilerin gözlerinin sevdiği yeri, kaşla göz arası yakarak parsellediğini haberlerden izleyip, duruyoruz.
Bu mudur doğa dostu belediyecilik?
***
Verimli tarım alanları, ormanlık alanlar yerleşime açılıyorsa doğa ile dostluğumuzda büyük sıkıntılar var demektir.
Dipsiz göller kurutulup, define aranıyorsa; ayak basmaya kıyamadığımız kumsallar talan ediliyorsa, kimse masal anlatmasın.
Sanayileşirken, çevreye ne kadar zararlı madde varsa yayarak akarsuları, barajları, gölleri… kirletmek çevre dostu olmakla izah edilebilir mi?
Doğa dostu olmanın birinci şartı, tabiatı ve tüm canlıları sevebilmektir. Sevmeyen hiç kadir, kıymet bilir mi?
Doğa ile dost, barışık olamaz, kendi ellerimizle tahrip etmeye devam edersek; zaman zaman karşı karşıya kaldığımız doğal afetleri fazlası ile yaşamaya devam ederiz.
Şehir planları doğa dostu olmalı. Tabiatın dengesini şehirleşme adına bozduğumuz an biliniz ki yaşadığımız şehirler kabusumuz oluverir. Depremlerde, ihtişamlı olarak yaptığımızı zannettiğimiz binalar, canlarımıza mezar; dere yataklarına inşa edilen evler, suya meze olmaktan ileri gidemez...
***
Belediyeciliğin kitabı; doğa dostu üzerine yazılır ve okunursa biliniz ki şehirlerimiz çocuklar gibi şen olacaktır.

