TABİATIN İNTİKAMI

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 04.06.2026 22:05
YAZI
A

Tabiat; dengede olduğu müddetçe ahenk ve düzen vardır. Toprak; ormanla bezenir, akarsular yataklarında özgürce akarsa dengeden söz edebiliriz.

                Tabiata, betonla pranga vurmaya kalkarsanız; intikamı pek kavi olur.

                Her yer betonla kaplanmış, toprak kokusu dahi alamıyorsanız; yoğun yağmurlarda rahmet olan su, kabına sığıp toprakla buluşabilir mi?

                Son haftalarda yaşadığımız sel felaketleri; insanoğlunun tabiata karşı yapmış olduğu hunharca saldırının tezahürüdür.

                Denge ile asla oynamayacaktık!

                Dere yataklarına betondan kuleleri dik, dere boyu sağlı - sollu betona, asfalta boğ...

                Tabiatın intikamının olmadığını mı zannediyoruz? İyi veya kötü ne gelirse başımıza bizim yapıp – edip, durduklarımızdandır.

                Sel felaketinde yaşanan en büyük acı neydi biliyor musunuz?

                Akarsu kenarına bilinçsizce istiflenen tomrukların sel ile beraber yapmış olduğu tahribat.

                Medyadan takip ettiğimize göre zamanın kaymakamı, denetimlerde akarsu kenarının, kereste deposu için uygun olmadığını; ruhsat vermediği için de hatırı sayılır kodamanların hışmına uğrayıp, sürüldüğü haberi...

                Felaketin ipuçları hakkında bilgi verebilir.

                Onlarca HES sorgulanmalı. Farklı enerji kaynaklarına yönenilmeli. Temiz enerji dediğimiz rüzgar, güneş vb. üzerine odaklanmalı.

                HES’ler yapılırken o yörelerin insanları günlerce protesto yapıyorlardı. Niçin?

                Tabiatın dengesi ile oynandığı için olabilir mi? Ani yağışlara davetiye çıkardığı ve sel riski nedeniyle hayat alanlarını korumak adına haklı tepkileri hep izlemiştik.

                Medenileşmek; tabiatı tahrip etmek, betona boğmak mıdır?

                Tabiatın yegane sahibi bu tahribata dur! Demez mi?

                Hırs, gözlerimizi kör etmiş. Turizmden para kazanmak uğruna,  güzelim ormanları katletmek, yakmak; uzun vadede nelere sebep olacağı hiç düşünülmez mi?

                Cennet vatanımız, gün be gün betona teslim olmaya devam ediyorsa, çocuklarımıza cennet vatan miras bırakabilir miyiz?

                Afetler, hayatın bir gerçeği lakin tedbir odaklı hayat felsefesi de hayatın olmazsa olmazıdır.

                Tabiatı koruyalım ki; bize Yüce Yaratanımızın nimetlerini cömertçe sunmaya devam etsin. Aksi olursa intikamını bütün benliğimizde acı acı yaşamaya devam ederiz.

                Hülasa; gün, hesap günü! Şapkamızı önümüze koyup, derin bir hesap...

               

               

ETİKETLER: