HOCA MERHUM

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 20.09.2026 17:46
YAZI
A

Nasrettin Hoca Merhum; yaşadığı dönemde, pratik zeka, ilmi dirayeti ve latife dolu fıkraları ile tebessüm ettirirken, bir o kadar da düşünmeye sevk eden, manevi değerlerimizdendir.

         Uyanıklara, alın teri akıtmadan köşeyi dönmek isteyenlere nükteli, kırıcı olmayan ifadeleri ile ders veren Hoca Merhum; herkesin takdirini kazanmış, değerini kaybetmeden ismi yıllar boyu anıla gelmiştir.

        “Kazan doğurdu” fıkrası ile “doğduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun” ifadeleri ile fırsatçılara ders verirken; “Ciğer fıkrasında”, “Kedi burada ise ciğer nerede?” sözü ile hesap sorulabilmeyi; “Göle Maya Çalmak” fıkrası ile “Ya tutarsa..!” azim ve kararlılığı, denemek gerektiğini; "Parayı Veren, Düdüğü Çalar" fıkrası ile bedel ödemeden bir şey elde edilemeyeceğini, küçük büyük herkese izah etmiştir.

         Her fıkrası ibretliktir, alabilene ders vardır. “Turşucu” fıkrası ile Hoca Merhum; pazarda turşu satmak ister. Turşucu diye seslenince, merkebi de; “aiaiai…” diye affedersiniz doğal sesini çıkarır. Hoca dayanamaz, "Turşuyu sen mi satacaksın, yoksa ben mi?” ifadeleri ile herkes kendi işine bakması gerektiğini güzel üslupları ile hepimize ders vermektedir.

        Timur, Akşehir’e gelirken yanında bir de erkek fil getirmiş. Fil bu, bağ bahçe tanımıyor, önüne gelen yeri talan ediyormuş. Bununla kalsa iyi, Akşehirliler fili beslemek için ambarda, kilerde ne varsa tüketmişler.

         Bakmışlar böyle olmayacak, Hoca’ya:

         – Aman Hocam, demişler, Hünkâr seni dinler; bir konuş da şu fil belasını başımızdan alsın.

        – O zaman demiş, toparlanın, Timur’a derdimizi birlikte anlatalım. Hoca önde, Akşehirliler arkada, huzura çıkmak için yola düşmüşler. Otağın kapısına gelindiğinde Hoca arkasına bakmış ki in cin top oynuyor. Bir Allah bir kendisi! Ben yapacağımı biliyorum, diyerek huzura çıkmış.

        Timur sormuş:

        –Hayırdır Hoca,yine ne istiyorsun?

        –Hünkârım, demiş Hoca, Akşehirli sizin fili çok sevdi; ancak yalnızlığına üzülüp duruyor, ferman buyursanız da yanına bir de dişi fil getirseler.

         Timur memnun:

         – Çok yaşa Hoca, demiş, bunu nasıl düşünemedim. Var git müjdeyi hemen ver. Hoca, otağın kapısından çıkınca, sağa sola saklanan Akşehirliler etrafını sarmışlar:

        – Müjde bekleriz Hoca, fil ne zaman gidiyor?

         Hoca müjdeyi vermiş:

         – Alın size müjde, dişisi de yarın geliyor!

        Bu fıkrasında da; birlikte hareket, anca beraber kanca beraber, olumsuzlukların üstesinden birlikte gelinebileceği, ifade edilmektedir.

        Hülâsa; Hoca Merhum devrine ışık tuttuğu gibi günümüzü de aydınlatmakta, nükteleri ile tebessüm ettirirken bir o kadar da anlayabilene ders vermektedir.

        Her şehre şimdilerde de Nasrettin Hoca gibi bilgelere fazlası ile ihtiyacımız var mıdır, yok mudur? Yorum sizlerin dostlarım.

ETİKETLER: