BURUK BAYRAM

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 20.09.2026 08:30
YAZI
A

İki Ramazandır,  hayatımız; dört duvar arasında geçerken, sosyal hayattan iyice koptuk. Yaşamakta olduğumuz virüs illeti nedeniyle ağız tadıyla ne aile büyüklerimiz ne dostlarımız ne de komşularımızla iftar coşkusunun hazzına eremedik. İbadetlerimizi de evlerimizde ferdi olarak yapmaya çalıştık.

        Teravihlerin coşkusu, bu ayın tüm güzellikleri elimizden alınıverdi. Sağlıklı günlerde üzerimize terettüp eden, yapamadıklarımızın  diyetini mi ödemekteyiz acaba?

        Menfi şartlara rağmen bizlere Ramazan-ı Şerif orucunu tutturup, oruçlarımız sebebiyle Ramazan Bayramı’na kavuşturan Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Ramazan’a veda ederken, bayramın mutluluğunu ve hazzını  buruk, eksik... yaşıyoruz.

        Bayramlar, sıkıntılardan sonra huzura felaha ermektir. Bir ay nefsimizin isteklerine boyun eğmeyerek, bizlere insan (eşref-i mahluk) olma saadetini bahşeden Mevla’mızın emrine istinaden oruçlarımızı tutmaya çalıştık. İbadetlerimizle kulluğumuzun ispatını, Rabbimize sunduk. Bayram yapmayı, inşallah beraberce hak etmişizdir.

        Hakiki bayram, Rabbimizin bizden hoşnut ve razı olması değil midir? Her ne kadar akraba ve dostlarımızdan uzak bayram geçirecek olsak da hakiki bayrama erebildiysek bizden mesudu olabilir mi?

        Dostlarım; Ramazan-ı Şerif ayı en iyi mekteptir. Bu mektep en başta sabrı öğretti bize. Paylaşmayı, fakir fukarayı gözetmeyi, kötü ahlakı terk edip, güzel ahlaka rücu etmeyi daha nice güzellikleri talim ettirdi. Mühim olan husus; Ramazan ayında kazandıklarımızı diğer aylarda da üzerine koyup, devam ettirebilmektir.

        Bu bayram, geçen bayram olduğu gibi kısıtlamalarla evlerimizde geçecek. Bayramın güzelliklerinden yine mahrum kalacağız. Mecburen iletişim araçları yine yoğun çalışacak. Telefonlarımız sevdiklerimiz arasında köprü olmaya devam edecek.

        Bayramlarda en başta yapmamız gereken, geçmişlerimizi yad etmek, kabirlerini ziyaret etmek, gitmek mümkün olmaz ise dualarımıza isimlerini eklemek vefanın da icabıdır.

        Anne - babalarımızı, akrabalarımızı, dostlarımızı, ahbab-ı yaranlarımızı, komşularımızı, yaşlıları, hastaları ziyaret etme fırsatı bulamasak dahi görüntülü görüşmelerle tebrikleşerek, bayramın burukluğunu bir nebze gidereceği kanaatindeyim.

        İnternet bankacılığının yaygın hale gelmesinin avantajını kullanarak, bayram harçlığı bekleyen çocuklara,  harçlık göndermek; yine buruk geçen bayrama bir nebze çocuklar açısından tat verecektir.

        Bayram arefesinde yine İsrail (terör devleti); iftar yapan, namaz kılan Müslümanlar üzerinde terör estirdi. Onlarca kardeşimizi yaraladı. Daha ne zamana kadar sürecek bu zulüm? Biz gaflet ve dalaletten ne zaman uyanacağız? Bu mudur İslam kardeşliği? Doğu Türkistan kan ağlıyor lakin dünya kör, sağır ve dilsiz olmuş. Bunun hesabının olmayacağını mı düşünüyoruz?

        Hep birlikte gönülden dualar edelim de başta Filistin, Doğu Türkistan, Arakan, Yemen, Afganistan, Irak, Suriye ve işgal altındaki tüm İslam  beldeleri bir an önce huzura kavuşsun. Sadece dua da yetmiyor, fiili dua da elzem hale geldi. İlk kırk Müslüman’ın şuurundan, Bedir Gazileri’nin adanmışlığından, Çanakkale Ruhu’ndan... bize hiç mi miras kalmadı?

        Hülâsa; milletimizin ve tüm İslam Alemi’nin buruk geçen Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor, Korana Virüs’ten kurtulmayı ve üzerimizdeki karabulutların dağılmasını  Rabbimizden niyaz ediyoruz.

ETİKETLER: