HER YIL BİR AĞAÇ

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 20.09.2026 00:43
YAZI
A

Uçakla yolculuk yapmışsanız;  kuşbakışı görünümde,  çölleşen bir Türkiye Coğrafya’sını izlemek durumunda kalırsınız.

 Ormanlar akciğerimiz, oksijen depomuzdur. Çarpık kentleşme, bilinçsiz tarım alanlarının açılması, ormanların yok edilmesine yol açmış, oksijen depomuz kısıtlanmıştır.

***

İklim şartlarımız, ağaç yetişmesine müsait olmasına rağmen, hızla çölleşiyorsak, geleceğimiz tehlikededir.

 Bir nefes için bile olsa, ağaç dikmek gerekir. Ağaç dikmek, dünyamızı süsleyerek aynı zamanda akciğerlerimiz için temiz hava depolamaktır.

Ormanlar; tabiatın hazinesi, hayat kaynağımız, hayvanların yaşam alanıdır. Ormanlar yok oldukça, canlı çeşitliliği de azalmakta, tabiatın dengesini kendi ellerimizle yok etmekteyiz.

 Çölleşmenin panzehiri ormanlardır. Rüzgâr ve su erozyonuna karşı ormanlar settir. Milletçe bilinçlenmeliyiz. Şehir ormanları yaygınlaştırılmalı, erozyonun yoğun olduğu yerlerde ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmeli, ağaçlandırma kampanyaları düzenlenmelidir. Her doğan çocuk için ağaç dikilmeli. Yılda bir kez ağaç dikmeyi alışkanlık haline getirmeli. Ağaç dikmenin önemi çocuklarımıza kazandırılmalıdır. Her yıl fert başına bir ağaç demek, seksen iki milyon fidanın toprakla buluşması demektir.

  (Mart-Nisan, Ekim- Kasım) aylarından, hava şartlarının ağaç dikimine en uygun olduğu günlerden bir gün; ağaç bayramı olarak kutlanmalı, hafta boyu ağaçlandırma seferberliği yapılmalı.

Ormanlık alanlar kesinlikle imara açılmamalı, kanunlar katı ve caydırıcı olmalıdır. Ağaç katillerine dur demeliyiz. Dur demezsek, ağaçlar kesildikçe akciğerlerimizde yok edilmektedir.

***

 Geleceğimiz, yarınlarımız adına ormanları geliştirmek, korumak mecburiyetindeyiz. Ormanlar zenginliğimizdir. Binlerce canlıya yuva olan ormanları, çoğaltımız oranda tabiattaki canlı çeşitliliğini de koruma altına almış oluruz.

 Güzel ülkemizi daha da yaşanabilir hale getirmek bizlerin elindedir. Karadeniz Bölgesi’nde yoğunlaşan ormanlık alanları diğer bölgelere de yaygınlaştırmalıyız. Kurak bölgelere, susuzluğa dayanabilen ağaçları dikmeliyiz.

Hülâsa; vatan sevgisi, bayrak sevgisi gibi orman sevgisini de kalplere aşılamalıyız. Her sene aile bireyleri sayımız kadar fidan dikebiliyorsak, o zaman gökyüzünden gönül huzuru ile coğrafyamızı temaşa edebiliriz.

 

ETİKETLER: