HOBİ BAHÇELERİ VE İMARA AYKIRI YAPILAR -2

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 20.06.2026 05:51
YAZI
A

Bir önceki yazımızda hobi bahçelerinin ortaya çıkış sürecini değerlendirmiş ve tarım arazilerine yapılan yapılarla ilgili mevzuatımızda öngörülen idari ve adli yaptırımlara temas etmiştik. Bu yazımızda ise yaptırımlara ilişkin değerlendirmelerimizi ve çözüm önerimizi paylaşacağız.

İfade etmeliyiz ki, getirilen yaptırımlar son derece ağırdır. Neticeleri, hukuk kurallarını tam olarak bilmeyen ve iyi niyetle yola çıkmış insanlarımızı uzun süre –hatta belki de hayat boyu- mağdur edecek kadar ağırdır. Kanunlarımızda ve uygulamamızda belirsizlikler mevcuttur. Örneğin tarım arasizi kavramının Kanundaki tanımı yoruma açıktır. Keza yapı kavramının tanımı yoruma açıktır. Bu hususlar çoğu zaman uzmanlık gerektirdiğinden mahkemelerimizde dahi bilirkişiler marifetiyle çözüme kavuşturulmaktadır. Bu denli yorum gerektiren alanlarda iyiniyetle hareket eden vatandaşlarımıza bu ağır cezaları vermek, elde edilmek istenen kamu yararına nazaran oldukça ağırdır.

Hiç şüphesiz tarım arazilerimizin korunması ve ekiminin teşvik edilmesi gerekmektedir. Fakat bir arazi ekilmiyorsa, yıllardır kıraç kalmışsa, buraya basit nitelikte yapı yapıp bahçeye dönüştürerek yeşillendiren insanlar neden suçlu muamelesi görmektedirler?

***

Devlet bir yasaklama getiriyorsa, bunun karşısında insanların meşru taleplerini karşılayabilecekleri hukuka uygun yollar da göstermelidir.

Belediyeler ne yazık ki, “emsal olur” endişesiyle, ekilebilir tarım arazisi niteliği taşımayan, nazım imar planında tarım arazisi olarak görünmeyen yerlere dahi özel imar vermekten geri durmaktadırlar.

Oysa ki, bu tür talepler üzerine, ilçe tarım müdürlüklerinin de uygun görüşü alınmak suretiyle, mücavir alan dışında, ekilebilir verimli tarım arazisi niteliği taşımayan araziler üzerine özel imar plan talepleri kabul edilebilir. Hatta plan notlarında yapılacak yapıların nitelikleri de belirtilebilir, örneğin yapıların ağaçtan yapılabileceği, beton dökülemeyeceği gibi kurallar da geliştirilebilir. Böylece düzensiz, imar kirliliğine sebep olacak yapıların da önüne geçilir. Bu sayede bir taraftan vatandaşların talepleri karşılanmış olur diğer taraftan da kıraç alanların tabiatla uyumlu şekilde insanların kullanımına açılması, buraların yeşile kazandırılması da mümkün hale gelir.

Kaldı ki, uygulamada cezaların sadece şikayet konusu edilmiş yerlere yazıldığı, kanuna aykırı olsa da şikayet konusu edilmeyen bu tür yapılara işlem yapılmadığı, tabiri caizse görmezden gelindiği bilinmektedir. Zira vatandaşlarla daha iç içe olan belediye görevlilerimiz de bu tür hükümlerin can yaktığını gayet iyi bilmektedir ve uygulama yapmaktan kaçınmaktadırlar. Toprak Koruma Kanunu’nun amacı ile çelişmeyecek imar planlarına izin verilmesi Belediyelerimizi de rahatlatacaktır. Bu imkanın sağlanması halinde kanuna uymamakta ısrarcı olan kişilere verilecek cezalar da kamu vicdanını zedelemeyecektir.

***

Hobi bahçeleri gibi insanımızın hoş vakit geçirdikleri, çocukların doğayı tanıdıkları alanların bir ceza vesilesi yapılması üzücüdür. Milletimiz mutluluğu hak etmektedir. Devletin temel vazifesi vatandaşını mutlu edecek yollar bulmak, çareler üretmektir. Belediyelerimizin bu çareleri üreteceklerine inancımız tamdır.

 

ETİKETLER: