HOBİ BAHÇELERİ VE İMARA AYKIRI YAPILAR
Milletimiz tarih boyunca müstakil yerleşim yerlerinde yaşamış, toprakla ve doğayla iç içe hayat sürmüştür. Bununla birlikte özellikle 1900’lü yılların ortalarına doğru başlayan apartman furyası zaman içinde tüm şehirlerimizi ele geçirmiştir. Bu durumun şüphesiz ekonomik ve sosyal sebepleri mevcuttur. Bununla birlikte apartmanda yaşayan insanlarımızın önemli bir kısmının da halen doğaya özlem duyduğu ve boş zamanlarını toprakla iştigal ederek geçirmek istedikleri de bir gerçektir. Ekonomik şartlar ve iş hayatının gerekleri bu hissiyattaki insanlarımızın bahçeli, müstakil bir evde ikamet etmesini mümkün kılmıyor olabilir.
Vatandaşın bu taleplerine cevap vermek adına pek çok ilimizde büyükşehir ve merkez ilçe belediyeleri, “hobi bahçesi” adıyla tanıtılan, genişliği fazlaca büyük olmayan, üzerinde basit yapıların bulunduğu alanlar oluşturarak vatandaşlara belli bir süreliğini tahsisat yapmışlardır. İnsanların yoğun ilgisi üzerine, zaman içerisinde bu alanlarda yer bulmak mümkün olmaktan çıkmış ve oluşan bu talep belediyeler tarafından tümüyle karşılanmadığı için bu kez özel sektör işe el atmıştır.
***
Daha çok emlak işi ile uğraşan firmaların öncülüğünde, tarım arazisi niteliğindeki tarlalar özellikle ilk dönemde paylara bölünerek, ifraz mümkün ise ifraz edilerek satılmaya başlanmıştır. Ne var ki 15/05/2014’te yayımlanarak yürürlüğe giren 6537 sayılı Kanun ile tarım arazilerinin paylara bölünmesi isabetli bir kararla yasaklanmıştır. Bunun üzerine, tapu müdürlüklerinde işlerini çözemeyen ve resmi olarak araziyi paylara bölemeyen firmalar ve kişiler, Kanun’un uygulanmasının mahkemelerde tam oturmamış olmasını fırsat gözeterek birtakım hukuki yollarla Kanun’un etrafını dolaşmak suretiyle, arazinin paylara bölünmesini sağlayan mahkeme kararları elde etmişler ve tapuda tescil sağlamışlardır. Zaman içerisinde bu hileli yollar da çözülmüş ve Bakanlık tarafından ikame edilen davalarla verilen mahkeme kararları ve tesciller iptal olmuştur. Daha sonra kooperatifler kurulmuş ve fiilen paylara bölünen bu arazilerden kooperatif hisseleri satılmıştır.
***
İmar affı uygulaması ile, açılan ceza davalarının bir kısmı düşmüşse de inşa edildikleri tarih sebebiyle kayıt belgesi alamamış yapılarla ilgili hem yıkım kararları verilmiş hem de malikleri hakkında imar kirliliğine sebep olma suçundan açılan davalar devam etmiştir.
28/10/2020 tarihinde yayımlanan 7255 sayılı Kanun ile ise 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’nun 20 ve 21’inci maddelerinde değişikliklere gidilmiş ve bu kez tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerine uyulmaması durumunda yapı yapılmışsa yapıların yıkılması ve tekrar arazinin eski haline getirilmesine ilişkin kurallar getirilmiştir. Bunun yanında araziyi bozanlara ve Kanun’a aykırı yapı yapanlara oldukça ağır idari para cezaları öngörülmüştür. Yine tarım arazilerinde tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturularak ve zilyetliği devrederek bölünmesi ve bu surette bütünlüğün bozulması halinde bu duruma sebeiyet veren gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişisi yöneticilerine hapis cezası öngörülmüş, tüzel kişi hakkında ise 250.000 TL’ye kadar idari para cezası getirilmiştir. Ayrıca imara aykırı yapı yapılması durumunda failler hakkında İmar Kanunu kapsamında yine ceza davaları açılabilmektedir.
Bir sonraki yazımızda, getirilen yaptırımları ve çözüm önerilerimizi paylaşacağız.

