YEŞİLOVA’DA 8 BİN 500 YILLIK İZMİR YAŞAMI ORTAYA ÇIKIYOR

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği Yeşilova Höyüğü kazılarında, 8 bin 500 yıl önce İzmir’de yaşayan insanların gündelik hayatına ilişkin yeni bulgular ortaya çıkarıldı.
YEŞİLOVA’DA 8 BİN 500 YILLIK İZMİR YAŞAMI ORTAYA ÇIKIYOR
Kayıt Tarihi: 18.09.2026 09:47 - Son Güncelleme: 21.09.2026 17:06
YAZI
A

Ortak mutfaklardan çipura tüketimine, sürme kullanımından ayrı evlerde sürdürülen yaşama kadar birçok ayrıntı, ilk yerleşik toplumun yaşam kültürünü ortaya koyuyor.


İzmir’in bilinen en eski yerleşim alanı Yeşilova Höyüğü’nde sürdürülen kazılar, kentin 8 bin 500 yıl önceki sakinlerinin gündelik yaşamına ışık tutuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği çalışmalarda ortaya çıkarılan bulgular, tarım ve hayvancılığın yanı sıra denizden yararlanan, balıkçılığı organize eden, ortak mutfaklarda bir araya gelen ve kişisel süslenmeye önem veren bir topluluğun izlerini taşıyor


Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ege Üniversitesi adına, Yeşilova Höyüğü Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin başkanlığında sürdürülen kazılara İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası ve Bornova Belediyesi de destek veriyor. 2026 yılı çalışmalarında özellikle Neolitik Dönem yerleşimine odaklanılırken, bulguların Yeşilova’da yalnızca yan yana yaşayan değil, ortak yaşamı örgütleyen bir Ege toplumunun bulunduğuna işaret ettiği belirtiliyor.


İLK İZMİRLİLERİN 8 BİN YILLIK ORTAK MUTFAĞI

2026 yılı kazılarında öne çıkan alanlardan biri, günlük yaşamda kullanılan açık mutfak işliği oldu. Aynı noktada farklı özelliklerde ocak ve fırınlarla bunların çevresinde çanak çömlekler ortaya çıkarıldı.

Farklı pişirme düzeneklerinin bir arada bulunması, Yeşova’daki topluluğun yemek hazırlarken birden fazla pişirme tekniğinden yararlandığını gösteriyor. Ancak alanın dikkat çeken yönü yalnızca kullanılan ocak ve fırınlar değil.


Evlerin içerisinde ailelerin kendi ocak ve fırınları bulunurken, yerleşimin dışında ortak kullanılan mutfak alanlarının da oluşturulduğu belirlendi. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, buradaki yaşamı günümüz köylerindeki ortak üretim kültürüne benzeterek, “Bütün evlerin belki ortaklaşa ekmek pişirdiği, yemek yaptığı bir yer. Yakın dönemde ya da şimdi köylerde de olduğu gibi” diye konuştu.

Derin, ortak kullanım alanlarının toplumun sosyal yapısına ilişkin de bilgi verdiğini belirterek, ilk İzmirlilerin “birlikte yaşamı şekillendirme kavramı üzerinde oldukça gelişkin” bir topluluk olduğunu söyledi.


ÇİPURA SOFRADAYDI

Yeşilova’daki bulgular, 8 bin 500 yıl önceki beslenme kültürü ile bugünkü Ege mutfağı arasında dikkat çekici benzerlikler bulunduğunu da ortaya koyuyor. Tarım ve hayvancılığın yanında denizden de yoğun şekilde yararlanan topluluğun balıkçılığı organize biçimde yaptığı, kazılarda bulunan ağ ağırlıklarıyla belgelendi.


Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, deniz ürünlerinin yoğun tüketildiğini belirterek, “Çipura belki en çok sevdikleri balıklardan. Günümüz Ege toplumundan çok farklı değiller” dedi.

Bu bulgular, Yeşova’daki topluluğun Ege’de şekillenen yaşam kültürünün erken temsilcilerinden biri olduğunu gösteriyor.


8 BİN YILLIK SÜRME KALEMİ

Yeşilova Höyüğü, ilk İzmirlilerin kişisel bakım ve süslenme alışkanlıklarına ilişkin izler de taşıyor. Önceki kazı sezonlarında yaklaşık 8 bin yıl öncesine ait, özel olarak biçimlendirilmiş bir sürme kalemi bulundu.


Bunun yanı sıra çok sayıda takı ve takı kabının ortaya çıkarılması, kişisel süslenmenin dönemin günlük yaşamında yer tuttuğuna işaret ediyor. Sürmede kullanılan siyah maddenin karbon içerikli bir malzeme olabileceğini belirten Derin, sürme kaleminin ince bir taşın özel olarak işlenmesiyle hazırlandığını söyledi.


EVLER AYRI, YAŞAM ORTAKTI

Yeşilova’da ortaya çıkarılan mimari kalıntılar da topluluğun sosyal yaşamına ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Birbirinden bağımsız ve kırma çatılı evlerde yaşayan topluluk, bireysel yaşam alanlarını ortak faaliyetlerle tamamlıyordu.

Yemek üretiminde ortak alanlar kullanılıyor, balıkçılık gibi faaliyetler birlikte yürütülüyordu. Kazı Başkanı Derin, Yeşilova’daki yaşam biçiminin bugünün İzmirlileriyle benzerlik taşıyan yönlerine dikkat çekerek barış ve özgürlük kavramlarının öne çıktığını söyledi.


Derin, “Günümüzdeki İzmirlilerle belki benzeşen en önemli özellikleri barışı seviyorlar. Hiç savaş araç gereçleri yok” dedi. Derin, “İkincisi özgür yaşamayı seviyorlar. Ayrı evlerde yaşamayı, özgürce yaşamayı tercih ediyorlar. Bu açıdan tam bir Egeli özelliğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

KIRILANI ATMAYAN BİR TOPLUM

Kazı bulguları, Yeşilova’daki topluluğun kullandığı malzemeleri yeniden değerlendirdiğini de ortaya koyuyor. Derin, “Öğütme taşları kırıldığı zaman bile yapıların duvarlarında devşirme olarak tekrar kullandıklarını görüyoruz” dedi.

Alet yapımında kullanılan hammaddeler ise Yeşilova’nın yalnızca yakın çevresiyle sınırlı bir yaşam alanı olmadığını gösteriyor. Ege adalarından getirildiği belirlenen sert taşların alet yapımında kullanılması, ilk İzmirlilerin daha geniş Ege coğrafyasıyla bağlantısına ilişkin ipuçları sunuyor.


YANGININ İZİ HÂLÂ TAŞLARDA

Yeşilova Höyüğü’nde gündelik yaşamın yanı sıra binlerce yıl önce yaşanan büyük bir yangının izleri de korunuyor. Arkeolojik katmanlar, ilk İzmirlilerin aynı bölgede köylerini defalarca yeniden kurduğunu gösteriyor.

Kazı alanında ortaya çıkarılan yanmış taşlar ve duvar kalıntıları, yaşanan felaketin izlerini bugüne taşıyor. Kazı Başkanı Derin, yangının etkisini, “Son köyleri bir yangınla son bulmuş. Oldukça yüksek derecede bir ateşe maruz kaldıklarını gösteren birçok iz var. Hatta duvarlar bile erimiş” sözleriyle anlattı.


EN AZ 500 KİŞİLİK BİR YAŞAM

Yeşilova Höyüğü’ndeki çalışmalar, yerleşik yaşamın bugünkü toprak yüzeyinin yaklaşık 1,5-2 metre altında başladığını ortaya koyuyor. Alanın alüvyonla kaplı olması ise kazı çalışmalarını güçleştiriyor.

Bugüne kadar yaklaşık 2 bin 500-3 bin metrekarelik bölümde sürdürülen çalışmalardan hareketle, Yeşilova’da en az 500 kişilik bir topluluğun yaşamış olabileceği değerlendiriliyor. Ancak Derin, nüfus konusunda kesin bir rakam vermek için henüz erken olduğunu belirtiyor.


Yaklaşık 70 bin metrekarelik geniş bir alanda devam eden çalışmaların, İzmir’in geçmişini daha eski tarihlere götürebileceği belirtiliyor. Derin, “Buradaki çalışmalar daha eskiye de gidebilir. Bulgular bize onu gösteriyor” diyerek kazı alanı genişledikçe kentin ilk yerleşik toplumuna ilişkin yeni bilgilere ulaşılabileceğini ifade etti.

“İZMİR’İN İLK EGELİLERİ”

Yeşilova Höyüğü’nde 2005 yılından bu yana sürdürülen kazılar, 8 bin 500 yıl önce yaşayan insanların gündelik hayatını ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Çipura ve midye tüketen, sürme ve takılar kullanan, ayrı evlerde yaşayan ancak ortak mutfaklarda bir araya gelen topluluğun izleri, binlerce yıl sonra yeniden okunuyor.

Birlikte balıkçılık yapan, kırılan eşyalarını yeniden değerlendiren ve yaşanan felaketlerin ardından aynı bölgede yeniden yaşam kuran bu topluluğun Ege kültüründeki yeri de kazı bulgularıyla daha görünür hale geliyor.

Derin, Yeşilova’daki bulguların topluluğun Ege kültüründeki yerini anlamayı kolaylaştırdığını belirterek, “Bu toplum belki günümüzdeki Ege toplumunun da öncüleri ve başlangıcı. İzmir’in ilk Egelileri, ilk İzmirlileri diyebiliriz” diye konuştu.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler